Veterinerlerden iktidara sokak hayvanları çağrısı: Bizimle de görüşün

Prof. Dr. Murat Arslan, sokak hayvanları ile İlgili çözüm önerilerini sıralayarak, “Sokağa terkedilen hayvanlara ilişkin hayvan sahiplerine ciddi yaptırımlar uygulanmalıdır, sorunlar ve veteriner hekimlerin sorunlarının çözülebilmesi için Meclis’te tartışılması gerekir” dedi

Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseri Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan, dün Ankara’da düzenlenen TVHB Seçimsiz Olağanüstü Genel Kurulu’nda son zamanlarda gündemde olan sokak hayvanları ile ilgili açıklama yaptı.

Duvar’dan Meral Candan‘ın haberine göre; Prof. Dr. Murat Arslan açıklamasında, “Meslek örgütü olarak öncelikle şunu söylemek isteriz ki, yıllardır yapılan çalışmaların etkili olmadığını, popülasyon yönetiminin bu şekilde olamayacağını raporlar halinde yetkililerle, kamuoyuyla paylaştık. Çözüm önerilerimizi sunduk ancak bize kulak verilmedi, Yerel yönetimlerde çalışan meslektaşlarımızın uyarıları haykırışları yetkilerin dikkatini çekmedi. Nihayet sorun, hayvan sağlığı ve refahı başta olmak üzere, insan ve çevre için olumsuz sonuçlarını derinden yaşadığımız bir hale evrildi” ifadelerini kullandı.

Arslan’ın açıklaması şu şekilde:

“Öncelikle köpek saldırısı sonucu yaralanan ve vatandaşlarımız için büyük üzüntü duyduğumuzu ifade etmek isterim.

Meslek örgütü olarak öncelikle şunu söylemek isteriz ki, yıllardır yapılan çalışmaların etkili olmadığını, popülasyon yönetiminin bu şekilde olamayacağını raporlar halinde yetkililerle, kamuoyuyla paylaştık. Çözüm önerilerimizi sunduk ancak bize kulak verilmedi, Yerel yönetimlerde çalışan meslektaşlarımızın uyarıları haykırışları yetkilerin dikkatini çekmedi. Nihayet sorun, Hayvan sağlığı ve refahı başta olmak üzere, insan ve çevre için olumsuz sonuçlarını derinden yaşadığımız bir hale evrildi.

Öncelikle sorunun büyümesinin en önemli nedenlerini kısaca sıralamak istiyorum;

Hayvanlara ilişkin kapsamlı mevzuat ilk olarak 24 Haziran 2004 tarihinde yapıldı. Yani neredeyse 20 yıldır belli kurullar konulmuş, ancak gerek yetki karmaşası gerekse, denetimsizlik mevzuatın tam uygulanmasını engellemiştir.

“Birçok belediye başkanı kanuna muhalefet etmiştir”

Bu 20 yıllık sürede hiçbir kurum tek başına kendini sorumlu görmemiş, sorumluluk yerel yönetimlere verilmiş ancak yerel yönetimlerin bu sorunu çözecek ne altyapı ve donanımları ne de yeterli personeli bulunmaktadır. Bugün bile Türkiye genelinde toplam sayısı 1389 olan; büyükşehir, il, ilçe ve belde belediyesinin çoğunda, Veteriner İşleri Müdürlüğü bile bulunmamakta, sahipsiz hayvanlara hizmet veren rehabilitasyon merkezi sayısı ise sadece 290 civarındadır. Yani birçok belediye başkanı kanuna muhalefet etmiştir. Merkezi yönetim de bütçesi yetersiz olan belediyeleri desteklememiştir.

5199 sayılı kanunun Temmuz 2021 tarihindeki revizyonundan sonra da belediyelerle ilgili hükümler uygulanmamıştır. Bu düzenlemeye göre ‘Büyükşehir belediyeleri, il belediyeleri ve nüfusu yetmiş beş bini aşan belediyeler 31/12/2022, diğer belediyeler ise 31/12/2024 tarihine kadar ek 1 inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen hayvan bakımevlerini kurmakla yükümlüdür’ denmektedir ancak ne yerel yönetimler bu maddeyi uygulamış ne de ilgili Bakanlık denetim görevini yerine getirmiştir.

Sorunun çözümü konusunda ilgili tek meslek olan veteriner hekimler proje veya kanun oluşturulurken özenle dışında tutulmuş, veteriner hekimlerin meslek örgütünün görüşü alınmamış, buna karşın her olumsuzlukta sağlık çalışanı olan ve profesyonel işini yapan veteriner hekimler günah keçisi ilan edilmiştir. Bu durum kanunu uygulamayan yetkililerin, gerekli özeni göstermeyen yerel yöneticilerin işine gelmiş, sorumluluktan kaçmak seçtikleri yol olmuştur. Maalesef ‘sözde hayvanseverler’ de aynı yolu izlemiş hedef olarak veteriner hekimleri seçmişlerdir.”

“Denetimsiz üretim ve satışların önüne geçilmelidir”

Arslan, açıklamasında veteriner hekimlerin çözüm önerilerini de sıraladı:

“Çözüm önerilerimiz:

Mevcut durumda çözüm için düşünülen ‘büyük barınaklarda hayvanların toplanması projesi’ ilgili yasa maddesi gereği mümkün değildir. Bu konuda bir adım atılacaksa; bu barınakların standartları belirlenmeli, uzmanlardan görüş alınmalı, hayvanların doğal davranışları, yabani hayatla iç içe olmanın getireceği zoonoz hastalık riskleri, hayvanlar arasında yayılacak salgın hastalıklar dikkate alınmalı, hayvanların etiyolojik tüm ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde planlama yapılmalı, ancak bu projede sadece toplumla uyumda sorun yaşayan hayvanlar değerlendirilmelidir. Doğal dengenin zarar görmemesi için sokakların tamamen boşaltılması asla düşünülmemelidir.

Sokağa terklerin önlenmesi için hangi yaşta olursa olsun sahipli hayvanlara mikroçip uygulanarak kayıt altına alınması için gerekli kanun değişikliği derhal yapılmalıdır. Bu uygulama sokak hayvanları için de yapılmalı ve ilgili bakanlık tarafından tek bir programda toplanmalıdır.

Denetimsiz üretim ve satışların önüne geçilmelidir. Üretim yapılacaksa ilgili bakanlığın denetimi ve mutlaka veteriner hekimlerin denetimi ve onayıyla yapılmalıdır.

Yaklaşık hayvan sayısı belirlenmeli ve tüm çalışmalar bu sayılara göre planlanmalıdır. Dün basında yer alan ve sahipsiz hayvan sayısı olarak bildirilen 2 milyon 800 bin sayısının hangi yöntemle belirlendiğini bizler bilmiyoruz.

Tüm il ve ilçelerde Veteriner İşleri Müdürlüğü kurulması zorunlu hale getirilmelidir”

Tüm il ve ilçelerde veteriner işleri müdürlüğü kurulması zorunlu hale getirilmelidir. Yine İller idaresi yönetici atama yönetmeliklerine bu müdürlükler için atanacak kriterlerde veteriner hekim olma zorunluluğu getirilmelidir.

Geçici hayvan bakımevleri, hayvan nakil ambulansı, hayvan takip aracı, hayvanların yakalanma şekli, insan ve hayvan refahı ve sağlığına, iş sağlığı ve güvenliğine uygun standartlarda olmalıdır ve yönetmeliklerde ayrıntılı bir biçimde belirtilmelidir. Bütçesi yetersiz olan belediyelerin ve Geçici bakımevi veya barınak yapım giderleri, ilgili bakanlık tarafından karşılanmalıdır

Başta bu konuda önemli tecrübesi olan yerel yönetimler olmak üzere, fakülteler ve sayısı 8 bin civarında olan serbest veteriner hekimler kısırlaştırma çalışmalarında görev almalılar.

Yukarıda saydığımız sorunlar ve veteriner hekimlerin sorunlarının çözülebilmesi için Meclis’te tartışılması gerekir. Bunu sağlayacak veteriner hekimler ne yazık ki genel seçimlerde partiler tarafından değerlendirilmemiş, aday olan meslektaşlarımız Meclis’e girememiştir. Genel seçimlerde yaşanan sürecin yerel seçimlerde yaşanmayacağını ve aday adayı olan veteriner hekimlerin değerlendirileceğini umuyoruz. Ancak, öyle bir noktaya geldik ki sorunlarımızı çözmek için kendi partimizi kurma fikri bile mesleki camiamızda tartışılmaya başlanmıştır.”

TIKLAYIN-Erdoğan’dan “sokak hayvanları” açıklaması: Bu sorunu inancımıza ve şefkatimize uygun şekilde çözeceğiz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir